
Lizbon Antlaşması
.
Avrupa Birliği (AB) Anayasası, 2004 yılında Altılar (the Six) adı verilen altı kurucu ülkeden ikisi olan Fransa ve Hollanda’da halkoylaması sonucunda reddedildikten sonra, Anayasa tabiri kaldırılarak belgenin adı Lizbon Antlaşması (Lisbon Treaty) olarak belirlenmişti.
.
Lizbon Antlaşması’nın kısa süre önce Çek Cumhuriyeti tarafından da onaylanmasını (ratification) müteakiben, tartışmalar yerini AB tarihinde ilk kez daimi olarak atanacak AB Başkanı ve AB Dışişleri Bakanı’nın kim olacağına bırakmıştı.
.
Nihayet, 19 Kasım 2009’da Brüksel’de gerçekleştirilen AB Devlet veya Hükümet Başkanları Gayriresmi Toplantısı’nda (Informal Meeting of Heads of State or Government) AB’nin önde gelen isimleri tarafından AB’nin ilk Başkanı ve Dışişleri Bakanı atanmış oldu.

Herman Van Rompuy (d.1947) & Catherine Ashton (d.1956)
Sosyalist liderlerin İngiliz
Catherine Ashton’ı AB Dışişleri Bakanı olarak desteklediklerini açıklamaları sonucunda ve Ashton’la birlikte
“sol yelpaze / büyük ülke / kadın” dengesi tutturulunca
“sağ kanat / küçük ülke / erkek” dengesini temsil eden
Herman van Rompuy’un önü açılmış oldu
(1). Böylece,
Belçika’nın Hristiyan Demokrat Başbakanı Herman van Rompuy (telaffuzu için buraya tıklayınız),
silik başkan kontenjanından AB’nin ilk Başkanı (resmi olarak söylenirse;
AB Konseyi Başkanı-President of the European Council) olarak atanmış oldu.
.
Almanya Başbakanı (Şansölyesi) Angela Dorothea Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy (tam adı Nicolas Paul Stéphane Sarközy de Nagy-Bocsa) halihazırda fiili olarak AB’ye liderlik ettikleri için; güçlü, karizmatik ve üye ülke liderlerini gölgeleme potansiyeli olan bir isim yerine düşük profilli, ancak uzlaşı ustası bir ismi tercih etmeleri, van Rompuy’un Başkanlığında etkili olan en önemli unsur oldu (2).
.
Ancak, halihazırda AB Dönem Başkanlığını yürüten İsveç’in Dışişleri Bakanı Carl Bildt, bloguna düştüğü notta “Lizbon Anlaşması’nın 1 Aralık’ta yürürlüğe girmesiyle Avrupa’nın küresel güç olması açısından bir şans doğacak. Bazı hükümet liderleri, AB başkanlık sorununa minimal yanıttan yana. Bu, dünyada net bir sesle konuşma şansımızı azaltabilir. Tarihi bir fırsat kaçırılmış olur” diyerek güçlü bir başkan seçilmesi gerektiğini liderlere bildirmişti (3).
.
En önemli özelliklerinden biri olarak “hiçbir konuda düşüncelerinin net olarak bilinmemesi” (4) olarak gösterilen van Rompuy; iki buçuk yıl görevde kalacak, 1 Ocak 2010’da yeni görevine başlayacak ve görev süresi de bir kez uzatılabilecek.
.
AB Başkanı, üye ülke liderlerinin oluşturduğu AB Konseyi’ne 2.5 yıl boyunca başkanlık edecek, Konsey’de uyum ve uzlaşmayı sağlayacak, dış politika ve güvenlik politikaları bağlamında AB’yi temsil edecek. ABD eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger‘ın meşhur “Avrupa’yı aramak istediğimde kiminle konuşacağım?” sorusu da böylece cevap bulmuş oldu. Van Rompuy, Kissinger’ın sorusunun hatırlatılması üzerine, “İlk telefonu sabırsızlıkla bekliyorum” dedi (5).
.
AB tarihinin ilk Dışişleri Bakanı (Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi-High Representative of the Union for Foreign Affairs and Security Policy) da Avrupa Komisyonu’nun ticari ilişkilerden sorumlu üyesi (European Commissioner for Trade) İngiliz Barones Catherine Margaret Ashton oldu. AB tarihinin ilk Dışişleri Bakanı olan Catherine Ashton, aynı zamanda Avrupa Komisyonu’nda görev yapan ilk İngiliz kadın ve Avrupa Komisyonu’nun Ticaretten Sorumlu ilk kadın üyesi olma unvanlarını da taşıyordu. Ülkesi İngiltere’de dahi çok az tanınan Ashton’ın hiç bir demokratik seçim sonucu siyasi görevler almadığı ve ciddi bir siyasi geçmişinin olmadığı biliniyor. AB’nin 27 liderinin karizmatik bir liderden yana tavır koymamasının, dünyada daha fazla söz sahibi olmak isteyen Brüksel‘in amaçları ile çeliştiği yorumları yapılıyor (6).
.
İngiliz İşçi Partisi mensubu olan Ashton’un da Tony Blair gibi Türkiye’nin üyeliğini desteklemesi bekleniyor.
.
AB Dışişleri Bakanı ise, halen Javier Solana’nın yürüttüğü beş yıllık görev süreli AB Yüksek Temsilciliği’nin yetkileri genişletilmiş hali olacak, AB elçilikleri kurup diplomatlar atayacak Dış İlişkiler Servisi’nden sorumlu olacak. Yetkililer, aynı zamanda Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı da olacak olan Ashton’ın rolünün çok daha önemli olacağını görüşünde. Ashton, 5 bin kadar diplomatla birlikte görev yapacak ve AB’nin yardım fonlarını da yönetecek (7).

Herman van Rompuy
Bu yazıda asıl bahsetmek istediğimiz Herman van Rompuy ve 2004 yılında yaptığı açıklamalar. Herman van Rompuy, Aralık 2004’te henüz muhalefette iken Belçika Parlamentosu’nda söylediği şu sözlerle dikkat çekmişti;
.
“Turkey is not a part of Europe and will never be part of Europe. An expansion of the EU to include Turkey cannot be considered as just another expansion as in the past. The universal values which are in force in Europe, and which are fundamental values of Christianity, will lose vigour with the entry of a large Islamic country such as Turkey (8).”
.
Yukarıdaki açıklamaya Türkçe’ye çevirirsek;
.
“Türkiye, Avrupa’nın bir parçası değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır. Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi de içine alacak bir genişlemesi, geçmişteki herhangi bir genişleme gibi nitelendirilemez. Hristiyanlığın da temel değerlerini oluşturan Avrupa’da geçerli evrensel değerler, Türkiye gibi büyük bir İslam ülkesinin üyeliği durumunda coşkusunu kaybedecektir.”
.
Van Rompuy, Başkan seçilmesinin ardından yaptığı açıklamada ise, Türkiye’nin üyeliği konusundaki kişisel görüşlerinin önem taşımadığını ve üye ülkelerin oybirliğiyle aldıkları kararların kişisel görüşlerinin bütünüyle üzerinde olduğunu ifade etti ve üyelik kriterlerin karşılanması koşuluyla AB’nin genişlemeye devam edeceğini bildirdi (9).
.
Gerçi, Türkiye konusundaki kararları AB üyesi ülkelerin liderlerinin alıyor olması ve AB Başkanı’nın oy hakkının olmaması van Rompuy’un kişisel görüşlerinin önemini azaltmakta; ancak Merkel ve Sarkozy’nin ardından, Türkiye’nin üyeliği için AB Başkanlığı düzeyinde bir çatlak sesin daha varlığının, müzakerelerde Türkiye’yi sıkıntıya sokabileceği kanaatindeyiz.
.
.
AB Anayasası hakkında ayrıntılı bilgi için (pek güncel olmasa da);
.
.
.
Turgay ALTUN